Yapay zekâ modelleri, her gün milyonlarca soruya cevap verirken aynı zamanda insan davranışlarına dair benzersiz bir “ayna” da tutuyor. ChatGPT’ye sorulan sorular, itiraflar, dertler ve günlük kararsızlıklar; biz insanların ne kadar tekrar eden, kimi zaman da “aptalca” denebilecek hatalar yaptığını açıkça gösteriyor.
Peki bir sohbet robotuna göre, insanların en sık yaptığı 10 aptalca hata neler? İşte hem gülümseten hem de “evet, bunu ben de yapıyorum” dedirten liste…
1. Aynı Şeyi Yapıp Farklı Sonuç Beklemek
Bir ilişkiyi, işi veya alışkanlığı hiç değiştirmeden, mucizevi şekilde her şeyin düzelmesini beklemek…
ChatGPT’ye göre en yaygın hata şu: davranışı değiştirmeden kaderin değişmesini ummak.
Kısacası, aynı yolu kullanıp farklı yere gitmeyi bekliyoruz.
2. 5 Dakikalık Araştırmayla Uzman Kesilmek
İnternette iki yazı, bir YouTube videosu izleyip;
- doktora,
- mühendise,
- hukukçuya
üst perdeden akıl vermek, çağın klasiği.
Yapay zekâ yanıtlarına göre insanlar, bilgiyi derinlemesine öğrenmek yerine hızla “uzman rolüne” girmeye çok meyilli. Sonuç: Bolca yanlış karar ve gereksiz tartışma.
3. Kırmızı Işık: “Sonra Bakarsın” Demek
Mail, mesaj, yapılacak iş, proje, fatura…
Hepsine verilen o meşhur cevap: “Sonra bakarım.”
ChatGPT’nin analiz ettiği diyaloglarda, ertelemenin faturası çok net görülüyor:
- artan stres,
- son dakika panikleri,
- kaçırılan fırsatlar.
Erteleme, basit bir alışkanlık değil, hayatı sessizce sabote eden bir hata.
4. Sosyal Medyayı Gerçeklik Sanmak
İnsanlar, sosyal medyadaki:
- filtreli yüzleri,
- abartılmış başarı hikâyelerini,
- sahnelenmiş “mükemmel hayatları”
gerçek sanarak kendini kıyaslıyor. ChatGPT’ye göre bu, özgüveni yiyip bitiren en aptalca hatalardan biri. Çünkü herkes hayatının fragmanını gösteriyor, siz ise kendi filminin tüm sahnelerini biliyorsunuz.
5. “Bana Bir Şey Olmaz” Yanılgısı
Emniyet kemeri takmamak, tasarruf yapmamak, sağlık kontrollerini ertelemek…
ChatGPT’ye gelen sorularda bu tavrın özeti: “Biliyorum, yanlış ama bana denk gelmez.”
İstatistikler başka bir şey söylese de insanlar riskleri küçümsemekte ısrarcı. Ta ki iş işten geçene kadar.
6. Hızlı Çözüm Uğruna Uzun Vadeyi Yakmak
- Hızlı zayıflama diyetleri,
- “Çabuk para kazanma” vaatleri,
- Emeksiz başarı arayışı…
Yapay zekâ yanıtları, insanların kısa vadeli rahatlık için uzun vadeli kazanımları kurban etmeye çok yatkın olduğunu gösteriyor. Halbuki kalıcı çözüm neredeyse hiç “hızlı ve zahmetsiz” gelmiyor.
7. İletişimde Zihin Okuma Beklentisi
Partnerden, patrondan, arkadaştan şu beklenti çok yaygın:
“Ne hissettiğimi anlamalıydı, söylememe gerek yoktu.”
ChatGPT’nin gözlemi net: İnsanlar konuşmadan anlaşılmayı bekliyor.
Açık ve net iletişim yerine, imalar ve beklentilerle ilişkileri zora sokuyoruz.
8. Hata Yapmayı Zayıflık Sanmak
Birçok kullanıcı, yapay zekâya:
- “Hata yapmaktan çok korkuyorum.”
- “Rezil olurum diye denemiyorum.”
gibi cümlelerle geliyor.
Oysa en büyük hata, hata yapmamak uğruna hiç denememek.
Yapay zekâ perspektifinden bakınca: hatalar; öğrenme, iterasyon ve gelişimin doğal parçası.
9. Kısa Bir Yorumla İnsanları Etiketlemek
- Bir tweet’le,
- Tek bir cümleyle,
- Bir hata veya bir fotoğrafla
insanları “iyi/kötü”, “zeki/aptal” diye etiketlemek de çok yaygın. ChatGPT’ye gelen sorularda, insanlar çoğu zaman bağlamı, geçmişi ve koşulları yok sayarak kesin yargılara varıyor.
Bu da hem ilişkileri hem toplumsal tartışmaları gereksiz yere sertleştiriyor.
10. Yardım İstemekten Utanmak
Yapay zekâya en çok gelen duygulardan biri: “Kimseye soramıyorum, ayıp olur, zayıf görünürüm.”
İster teknik bir konu, ister duygusal bir kriz olsun; insanlar yardım istemeyi çoğu zaman zayıflık gibi görüyor.
Oysa hem insanlardan hem yapay zekâdan yardım istemek, aptalca değil, tam tersine olgunluk ve farkındalık göstergesi.
Son Söz: Aptallık Değil, Tekrarlanan Yanlışlar Sorun
ChatGPT’ye göre mesele “insanların aptal olması” değil;
- aynı hataları defalarca tekrarlamamız,
- kendimize dürüst davranmamamız
ve - öğrenme fırsatlarını görmezden gelmemiz.
Eğer bu listeyi okurken kendinizden bir şeyler bulduysanız, bu kötü değil; tam tersine güçlü bir başlangıç noktası. Çünkü fark edilen hata, artık otomatik refleks değil, düzeltilebilir bir davranış haline gelir.



